Kayıtlar

Mayıs, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

DEVE KUŞU

Temel Avustralya’ya deve kuşu avlamaya ve gezmeye çıkıyor. Orada malzemelerini hazırlayıp maceraya atılıyor. Bir dağı geçince bakıyor 10,15 tane deve kuşu.  Hemen arabayı durduruyor silahını doğrultuyor.  Deve kuşları silahı görünce ürkek kafalarını kuma gömüyorlar. Yani kendi akıllarınca saklanıyorlar. Temel etrafa bakıyor.Kendi kendine sinirli sinirli soruyor: -Ulaa haçan nereye citti bu hayvanlar.

GÜZELLİK Mİ APTALLIK MI?

Temel 'e arkadaşları sormuş: -Güzellik mi, aptallık mı? Hangisini seçersin? -Aptallık demiş. -Neden? -Güzellik geçicidir daa.

KOLA MAKİNESİ

Temel ile Dursun Amerika’ya gitmişler. Hava alanında Dursun çantalarla ilgilenirken Temel de etrafı geziniyormuş. Bakmış bir kola makinesi, başlamış para atmaya. Bu sırada işi biten Dursun bakmış ki,Temel kola makinesine para atıp kola alıyor. Etrafında yüzlerce kola kutusu. Hemen koşmuş yanına. “Na’pıyosun!!” demeye kalmamış,Temel basmış cevabı: -Karışma bugün şansım çok iyi.

ÖZÜR DİLERİM

Temel üzgün bir şekil de yolda ilerlerken ayağına bir şeyin takıldığını fark etmiş.  O da ne! aynı Alaaddin’in sihirli lambasına benziyormuş. Hemen ovalamaya başlamış. İçinden tahmin ettiğinden daha iri bir cin çıkmış. -Dile benden ne dilersen demiş. Temel korkak bir tavırla -Özür dilerim demiş.

İYİLİK YAP DENİZE AT

Temel ile Dursun sahil kenarında yürüyorlarmış. Birden denizden imdat sesleri duyulmaya başlamış, birde bakmışlar adamın biri boğuluyor. Hemen denize atlayıp kurtarmışlar ve kenara getirmişler. Temel birden adamı tutup tekrar denize atmış. Dursun şaşırıp sormuş; - Uy ne yaptın da? Temel de cevap vermiş; -Eeee dedemin lafidur iyilik yap deniza at... 

ÜÇ SAAT OTURDUM KALDIM

Temel ile Dursun sohbet ediyordu: Dursun söyler: -Düşünebiliyor musun Temel dün bir saat boyunca kilitli kaldım. -O da bir şey mi der Temel; -Geçen hafta markette elektrikler kesilince yürüyen merdivende üç saat boyunca oturmak zorunda kaldım.

BEŞ PARA

Temel ile Dursun kavgaya tutuşmuşlardı. Temel öfkeyle bağırdı. - Sen beş para etmez bir adamsun! - Öyle mi? İspat et pakayum… Temel bir taksi çevirir ve sorar: - Beni Taksime kaça götürürsün? - 15 milyona - Peki, arkadaşımla olursam? Temel Dursun’a döner: - Gördün mü? Seni hesaba bile katmadı.

SORASIN Kİ ÖĞRENESİN

Temel’le oğlu Trabzon’dan İstanbul’a gezmeye gelmişler. Gezerken oğlu Topkapı Sarayı’nı görmüş ve; -Baba bunu kim yaptı? demiş. Temel oğluna: -Bilmiyorum demiş. Kısa zaman sonra kız kulesini görmüş ve; - Baba bunu kim yaptı? demiş. Temel yine sabırla; -Bilmiyorum demiş. Oğlu en son Dolma Bahçe Sarayı’nı göstererek; - Baba bunu kim yaptı? demiş. Temel; -Bilmiyorum demiş. Oğlu; -Baba seni sorularımla sıkmıyorum değil mi? demiş. Temel ise oğluna gülerek; -Yok evladım. sorasın ki öğrenesin…

KARUMDUR DA

Temel boşanmak için mahkemeye gitmiş. Hakim Temel’e sormuş: -Kiminle evlisin? Temel: -Karumla evliyum! Hakim: -Herhalde! Sen hiç erkekle evli olan birini tanıyor musun? Temel: -Taniyrum tabi!... -Kim peki? -Karumdur daa!...

Medeniyet

 Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış. Önce İngiliz’in valizine bakmışlar. İçinden. Yedi adet külot çıkmış. -“Niye yedi tane?” Diye İngiliz’e sormuş görevli memurlar. O da: -“Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba” demiş. Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki diye şaşmış memurlar. Sıra Fransız’ın valizine gelmiş. Açmışlar bakmışlar sekiz tane külot. - “Yedi ‘yi anladık da niye sekiz?” Diye sormuşlar. Fransız: -Pazartesi, Salı, Çarşamba… Her gün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım demiş. “Vay be! Adamdaki temizliğe medeniyete bak!” demiş görevliler. Sıra Temel’e gelince açmışlar bakmışlar tam on iki adet külot. Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak! Sormuşlar: -“Neden on iki adet?” Bizimki cevap vermiş Ocak, Şubat, Mart…

Yağmurluk

Temel, Fransız ve İngiliz'in kaldığı otelde yangın çıkmış... Fransız bir şemsiye bulmuş, atlamış kurtulmuş... İngiliz bir şemsiye bulmuş, atlamış kurtulmuş... Temel atlamış çakılmış... "Herkes atladı kurtuldu. Sen niye çakıldın?" diye sorulunca Temel "Herkes şemsiyeyle atladı, ben bulamadım yağmurlukla atladım" demiş.

İntihar Yemeği

   Bir Amerikalı, bir İtalyan , bir de bizim Karadenizli Temel, hep birlikte bir inşaatta çalışıyormuş. Her gün yemek torbalarını açıyorlar;       Amerikalı'dan Hamburger,       İtalyan'dan spagetti,       bizim Temel'den hamsi çıkıyormuş.    Bir gün, iki gün derken bunlar dayanamamış, yarın da aynı yemekler çıkarsa hep birlikte intihar edelim diye, karar almışlar.    Ertesi gün torbalarını açmışlar ki ne görsünler; gene aynı yemekler.    Hep birlikte intihar etmişler.    Bunların hanımları cenaze töreninde bir araya gelmiş.    Amerikalının eşi;     -Söyleseydi yemeği değiştirirdim. İntihar etmesine gerek yoktu diyerek ağlıyormuş.    İtalyalının eşi de;     -Bu kadar basit bir konu için intihar mı edilir. Söylese değiştirirdim  diyerek ağlıyormuş.    Temel'in karısı ise;      -Aaaaah, Aa...

Çift katlı otobüs

Bir gün Temel ile Dursun iki katlı otobüsle yolculuk ediyormuş. Temel cep telefonunu çıkartıp alt kattaki Dursun'u aramış. -Orada havalar nasıl Dursun kardeşim? -Bizim şoför uyumuş otobüs kendi kendine gidiyor valla Temelciğim. -O da bir şey mi Dursun? Bizim katta şoför bile yok. Otobüs kendi kendine gidiyor...